Gemi Alacaklısı Hakkı, Gemi Mülkiyetinin Değişmesine Rağmen İleri Sürülebilir

Gemi Mülkiyeti

13 Temmuz 2016 | Hazırlayan: Çavuş & Coşkunsu

Giriş

Yeni 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) kabul edilmesiyle birlikte, bir deniz alacağına dayanılarak gemilerin ihtiyati haczine ilişkin kurallar, 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Uluslararası Sözleşme hükümlerine uygun olarak değiştirilmiştir. Buna göre, ihtiyati haciz talep edilmeden önce geminin mülkiyeti değişmişse yeni malike karşı ihtiyati haciz kararı alınamaz. Bu kural gemi alacaklısı hakları için uygulanmaz; zira gemi alacaklısı hakkı, kanuni rehin hakkı sahibine gemi üzerinde hak tanır ve gemi alacaklısı hakları geminin mülkiyetindeki değişiklikten bağımsız olarak ileri sürülebilir.(1)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kısa süre önce, bir çatmanın ardından geminin ihtiyati haczi talebini reddeden İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi kararını bozmuştur.

Olaylar

Uyuşmazlık, Türk bayraklı bir gemi ile Bolivya bayraklı bir gemi arasında meydana gelen çatma sonucunda doğmuştur. Davacı, çatmada uğranılan zararlar nedeniyle Türk bayraklı geminin ihtiyati haczini talep etmiştir. Davacı, bu zararların TTK’nın 1320/1-e maddesi uyarınca kendisine gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkı sağladığını ileri sürmüştür.(2)

İlk derece mahkemesi kararı

Mahkeme, davacının gemi alacaklısı hakkına dayanan ihtiyati haciz talebini reddetmiştir. Mahkeme, 1369/1-a maddesi uyarınca(3) gemi alacaklısı hakkının doğduğu andaki gemi malikinin, ihtiyati haciz talep edildiği anda da geminin maliki olması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme ayrıca söz konusu geminin Mart 2013’te T Maritime Ltd’ye satıldığını ve ihtiyati haciz talep edildiğinde önceki malikin artık geminin maliki olmadığını tespit etmiştir.

Yargıtay kararı

Yargıtay, çatmadan doğan alacağın davacıya TTK’nın 1320. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı sağladığına ve 1369/1-a maddesinin gemi alacaklısı hakkına uygulanamayacağına karar vermiştir. Daire’ye göre:

“İhtiyati haciz talep eden taraf, gemi alacaklısı hakkının çatma nedeniyle doğduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece talebin 6102 sayılı TTK’nın 1369/1-e maddesi uyarınca incelenmesi gerekirken, somut uyuşmazlıkta uygulanma imkânı bulunmayan 1369/1-a maddesinin uygulanması bozmayı gerektirmiştir.”(4)

Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını bozmuş ve malikin değişmiş olmasına rağmen gemi alacaklısı hakkının gemiye karşı ileri sürülebileceği sonucuna varmıştır.

Değerlendirme

Yargıtay kararı, gemilerin ihtiyati haczi hakkının kullanılmasına ilişkin yeni TTK hükmüne dayanması bakımından dikkat çekicidir.

TTK’nın 1369. maddesi, bir deniz alacağından (m. 1352) doğan ihtiyati haciz hakkını belirli durumlarda sınırlamakla birlikte, bu sınırlamaların gemi alacaklısı hakkı sahiplerine (m. 1320) uygulanmayacağını öngörmektedir.

Sonuç olarak karar, uygulamacılara Yargıtay’ın gemi alacaklısı hakkı ile deniz alacağına dayalı ihtiyati haciz hakkını nasıl uyguladığı konusunda fikir vermektedir.

Bu konuda daha fazla bilgi için Çavuş & Coşkunsu’dan Ceren Çakır Akgün veya Burak Gökçe Çavuş ile telefon (+90 212 245 56 02) ya da e-posta (ceren.akgun@cavuscoskunsu.com veya burak@cavus-coskunsu.com) yoluyla iletişime geçebilirsiniz. Çavuş & Coşkunsu’nun internet sitesine cavus-coskunsu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

YAZARLAR

Ceren Çakır Akgün, Burak Gökçe Çavuş

Dipnotlar

(1) TTK’nın 1321/1 maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı, alacaklıya gemi ve eklentileri üzerinde kanuni rehin hakkı verir.

(2) TTK’nın 1320/1-e maddesi, geminin işletilmesiyle doğrudan bağlantılı olarak meydana gelen ve gemide taşınan yük, konteyner ve yolcu eşyasının ziya veya hasarı dışında kalan fiziki ziya veya hasardan doğan haksız fiil alacaklarını kapsar.

(3) TTK’nın 1369. maddesi uyarınca, bir deniz alacağı nedeniyle geminin ihtiyati haczi şu hâllerde mümkündür:

  • deniz alacağının doğduğu anda geminin maliki borçtan sorumluysa ve ihtiyati haczin uygulandığı anda geminin maliki ise;
  • deniz alacağının doğduğu anda geminin kiracısı borçtan sorumluysa ve ihtiyati haczin uygulandığı anda geminin maliki ise;
  • deniz alacağı gemi üzerindeki bir gemi alacaklısı hakkı, gemi ipoteği veya aynı nitelikte bir aynî hakla güvence altına alınmışsa;
  • uyuşmazlık geminin mülkiyetine veya zilyetliğine ilişkinse; ya da
  • gemi üzerinde 1320. madde uyarınca bir gemi alacaklısı hakkı tanınmışsa.

(4) Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 4 Haziran 2016 tarihli karar (E. 2014/1985, K. 10549).

Bu internet sitesinde yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve sorumluluk reddi beyanına tabidir.

← Tüm yayınlar